06 Mayıs 2012

İki Kitap, İki Aşk ve Aşkın hakikati üzerine

Romanlar, hikayeler, hep aşk üzerine kurulu, öykü bir yerden aşka değiniyor mutlaka..Sabahattin Ali'nin Kürk Mantolu Madonna kitabında, Maria ile Raif'in enteresan aşkı, aşk ile var olan ve aşktan sonra yok olan Raif, bana yeryüzünde ne çok insanın silinmiş ve anlamını yitirmiş bir yaşamı olduğunu hissettirdi..Ve bazen anahtar-kilit uyumu gibi bazı ruhların birbirini açacağını, ki çok ruh vardır; kapıları sımsıkı kapalı..Aleme, insanlara hatta aleme kapalı..Ve bu kapılar hiç aralanmadan bu dünyadan geçip gitmek ne acı..
İkinci bir kitapta, Ahmet Hamdi Tanpınar'ın Huzur romanında da, Nuran ve Mümtaz'ın aşkı etkileyici..Yine kapalı ruhu, başka bir ruh anahtar gibi açıyor ama, çevresel nedenlerden etkilenen aşk, farklı şekilde son buluyor..Nihayetinde ilk romanda dünyayı farklı bir renge boyayan sevgili ölürken, ikincisinde ölüm olmadan sırf dünyalık ve çevresel nedenlerle gidiyor sevgili..Ölmüyor belki ama ayrılınca sevenler için bir diğeri de ölmüş sayılmaz mı?..
Burada aşkın hakiki yüzüne değinmek için nur risalelerine müracaat ediyorum..
İlem eyyühel aziz !
İnsanın havf ve muhabbeti halka teveccüh ettiği takdirde havf bir bela bir elem olur. Muhabbet bir musibet gibi olur. Zira o korktuğun adam ya sana merhamet etmez veya senin istirhamlarını işitmez. Muhabbet ettiğin şahıs da ya seni tanımaz veya muhabbetine tenezzül etmez. Bundan dolayı havfın ile muhabbetini dünya ve dünya insanlarından çevir. ...

1 yorum:

aşk ölçer dedi ki...

sözler çok hoşuma gitti merak ettim bu kitapları söz konuşu aşk olunca hele..