Bir kaç yıldır, ney'le olan yakınlığım öyle azaldı öyle azaldı ki..Şimdi, çok uzaklardan gelen taksim ve saz semaileri kulaklarıma, sanki ayrı bir dünyadan çalınıyor gibi..
Önce, onu herhangi bir müzik enstrumanı olarak görmüş, ve müziğe olan sevgimden dolayı hali hazırda ayarlanmış olan kursa başlamıştım, hatta 9 arkadaş başlamıştık da, sonrasında aylar geçtikçe Zeynebimle ben kalmıştık geriye. İki yıl aşk ile sabırla devam etmiştik.
Onunla tanıştıkça, üfledikçe, onun sıradan bir müzik enstrumanı olmadığını anlamıştım..
Bir başkaydı..Üfledikçe, ve notaların içinde gezinmeye başladıkça, dimağın solfejlerle dolmaya başladıkça, sen de usulca başka bir aleme akıyor, dinlenip huzur buluyorsun..öyle bir şey..
Ama emek istiyor, illa ki sabır istiyor..Tasavvuf sanatları içinde zaten emek istemeyen bir örnek yok ki..Meşakkatli ama çok değerli, çok özeller..
Diğer sanatlardan da çok başka..Örneğin fotoğraf çekmeyi çok seviyorum, fotoğrafçılık da başlı başına bir sanat. Ama başka hiçbir şey, saatlerce nefesimi verip, hatta karbondioksit fazlalığından başımın ağrıdığı saatlerdeki kadar güzellik yaşatmadı bana.
Şimdilerde, uzun zamandır yağlanamamaktan kurumuş halde, ve taşınırken başparesini kaybettiğim neyim ile, en kısa zamanda bir başpare bulup yeniden buluşmayı diliyorum..
Eskiyi yad etmek ve Ahmet Şahinden taksimler dinlemek bile huzur verdi bana,
Canancığımın sayfasından gördüğüm müzik paylaşma linki ile hemen bir tane taksim ekliyorum sayfama,
ve neye gönül vermişlere, hocam Sema Küçükceylan ve dostum Zeynep Altıparmak'a da selam ediyorum :)



