25 Mart 2006

İSİMLE ATEŞ ARASINDA

İSİMLE ATEŞ ARASINDA

Nazan Bekiroğlu
Timaş Yayınları


İsim ve Ateş adlı iki bölümden oluşan kitap, isim ve ateş arasında geçen bir yeniçeri devrini anlatmaka ve onun yakınında zuhur eden bir aşkı..

Cümlelerden derin izler bırakanları kaydetmek istedim:




“Hikmetleri kelimelerin kalplerine indiren Allah’a hamdolsun”
Füsus, İlk Cümle
…Endülüslü bilgenin bir kitaba ilk cümlesiyle; hikmetleri kelimelerin kalbine Rabb indirmişti..



…Kolay olmamıştı ama, yolculuğun suretten manaya doğru olduğunu öğrenmiştim ben.


…Var edenin “Hafiz” isminde suya rağmen ateş, ateşe rağmen su böylece korunup durmuyor muydu?

…her şey dengedeki hikmetteydi. Suyun kokusu olsaydı bütün kokular birbirine karışırdı. Hele yağmurdan sonra ! Oysa, diyordu Nihade, suyun kokusu olmadığı için yağmurdan sonra duyulan toprağın kokusu oluyordu. Gülün, karanfilin, diğer kokulu yaprakların, çiçeklerin, otların. Kelamın özü:
Sardunyanın, toprağın, servinin kokusu olsun diye yoktu suyun kokusu.

…Meğer aşk, indiği kalbi ihya ediyordu ya, ihya edemezse yok ediyordu, kazasız belasız kurtulmanın imkanı yoktu.

…Eyüp oyuncakları satan yaşlı oyuncakçıyı hatırladım. Nur’a uykunun sularına düşerken eşlik etmesi için müzikli bir salıncak alırken bir vidasının gevşek olduğunu fark etmiştim. Usta, şunu bir sıkıştırıver demiştim. Yoksa iki gün sonra dağılacak.Gülümsemişti. Bırak gevşek kalsın, demişti, ki dönüp yine bana gelesin.
Aşk yaratılmışların içinde kusursuz görünse de en kusurlu olanıydı kuşkusuz. Hiç dağılmayacak zannedilen bütünün ansızın darmadağın olmasının mantığa gelir bir nedeni yoksa, bu sadece kusurlu yaratılmış olmakla izah edilebiliyordu. Bilerek ve isteyerek Onu yaratana, rakip sıfatıyla araya girme hakkını versin ve ki kulları onu bırakıp aşka tapmasın diye. Aşkı ve dahi onu kalbinde taşıyacak olanların tümünü yaratan kuşku yok ki; aşıklar, gerçek aşkın mahiyetini ve kaynağını önünden bulutlar çekilen dolunay gibi fark etsinler diye, birbirlerine bitimsiz bir aşkla bağlanmasınlar diye, aşkı bitimli kılmıştı. Bitmemesi aşkın, ancak onu yaratanın fark edilmesi anlamına geliyordu. Çünkü bitimsiz olan sadece O’ydu. Fakat kaderi öfke ile rıza arasında sallanıp duran aşkın beşeri yanı ruhani yanını tedirgin edip duruyordu. …

…Değil mi ki bir kez ismi koyulmuşsa tarihin bir döneminde şaşaayla var olmuş ve sonra sonsuza değin unutulmuş şehirlere unutuluş yok. İlahi muhayyile de çünkü unutuş yok. Gelmiş ve geçmiş bütün ateşlerin tutuşturabileceği kadar hararetli alevlerde yansın bütün defterler.
Allah’ın defterleri yakılabilir mi?....

…Fakat sınırı varmış namluda bir kurşun hükmünde hazır duran tedirginliğe tahammülün. Bunu bilemedim…

…Su içenin eskisi kadar susuz olması beklenesi değildi elbet ama hangi su içmek, bir kez daha susamamak anlamına geliyordu ki ?..


…Ruh, iyinin işaretini seçmekle başlayan haberdi. İyi, kötünün bittiği yerdi. Kötünün sınırıysa insanın insana, insanın hayvana, canlı olana, hatta eşyaya zulmü demekti.

…Başımın üzerindeki büyük, derin ve lacivert semada parlayacak iyi haber taşıyıcı yıldızı bekledim. Yoktu.

…İbrahim önce kelimelerle sonra ateşle sınanmıştı. İsimle ateş arasında İbrahim önce kelimeleri aştı. İçinde hu yangını ateşi aştı. Ateşti su, ateşti koku. Ölüm ateş, dirim ateş. Kan ateş, karanlık ateş. Harf ateş, sözcük ateş. İsim ateş, ateş ateş. Ne ben İbrahim’din oysa ne Nihade Nemrut’tu. “Serin ve selametli” olmadı ateş.

…, sen nasıl aşıksın? Dedi. Bir aşkı tartarsa ancak aşk tartar. Akıl aşka denge değildir. Karanlıksam karanlığımı, bulanıksam bulanığımı kabul etmezsen nasıl aşksın, diye yineledi. Sustum. O susmadı. Bana aşksan aşk gibi gel, dedi. Aşkın pazarında, kendisinden başka hiçbir ölçünün geçerli olmadığını bilmiyorsun ve aşkın erliğine soyunmuşsun. Yine sustum. Ağzım kuş değil, taş doluydu, konuşamıyordum.

4 yorum:

Mislina dedi ki...

Bu kitaptan bende de var ve okunmayı bekliyor...

divân dedi ki...

coook güzell, bende su an bu kitabi okumakla mesgulum, ve mest oldum.. tevafuk iste.. nuhakkak okunmali.. vesselam.. ~divan´dan asûde~

Aşk-ı Beka dedi ki...

divan, ne güzel tevafuk, bence de çok güzel bir eser, bambaşka bir atmosfere taşıyor insanı..sürüklüyor..fark ettiriyor..
şehnaz, en kısa zamanda ya da en ferah zamanda okuman dileğiyle !

aliusta dedi ki...

2002 yılında okuma serüvenimin başında yer alan bir kitaptır İsimle Ateş Arasında. Daha sonra iki kez daha okuduğum kitaptır ayrıca.

Okuduğum her bir kelimesi ayrı biz iz bırakmıştır bende.

Tekrar tekrar eline, kalemine sağlık Nazan Bekiroğlu.