05 Kasım 2007

Hayal Meyal


Enlightenment
Originally uploaded by marirs

Akıl hastanesinde kalan o sarışın, zayıf kız akardeonunu çalarken hep aşkını düşünüyormuş meğer.
Çaldığı bütün parçaları onun hayaline adıyormuş.
Gözlerinden anlamıştım zaten. Başka türlüsü mümkün değil.
İnsanın ancak aşkı için şarkı söylerken gözleri bu kadar parlar.
Hele bu kadar solgun bir yüzle şarkı söylerken birden değişiveriyorsa..
Bir enstrüman çalmayı sırf bunun için isterdim.
Biliyor musun sonbahar gelince İstanbul susuyor birden.
Bu şehir sustuğunda en çok martılar hüzünlenir.
Ben bir şarkıyı arıyorum.
Ben bir şarkıyı arıyorum.
Ben bir şarkıyı arıyorum.
Ben seni arıyorum.
Tarık TUFAN

8 yorum:

NESLİ dedi ki...

ARADIKLARIMIZI BULABİLMEK ÜMİDİYLE...ARAYIŞLARIMIZ OLMASA KENDİMİZİ BULAMAZDIK HERHALDE??...:)

zehra dedi ki...

gelelim bu g�n�n mesaj�na
herkeze mutlu sagl�kl� ve huzurlu bir hafta diliyorum
vee en super haberi en sona saklad�m....
s�k� durun geliyorrr
cumaninnnn gelmesine sadece 4 g�nnn kald�����ya�as�nnnnn

zehra dedi ki...

mutlu haftasonlarıııı

sevgilerimle

saki dedi ki...

Sevdiklerimizde, asıl sevilmesi lazım geleni görebilsek ne kadar muhteşem olurdu. O zaman aşklar aşk-ı hakikiye kalbolurdu. Firaklar olmazdı. Zira Kalb evlerimiz, sahibi olana aittir. Sevdiysek sahibi de Kalblerin asıl sahibidir, evlerin sahibi gibi.
Acaba dursak bir an ve sorsak O ne istiyor? Kalbin asıl sahibi kimi sevmemizi istiyor. Nasıl sevmemizi istiyor. Ölçümüz nedir severken.
Unutmayalım ki sevdiğimiz insanda aradığımız asıl sahibimizden bir parçadır. Bir sıfattır belki, belki ilmi ilahidir.

Rabbimiz kendisine ulaşmamızı nasib etsin.
Hayırlarla ve dua ile.

Adsız dedi ki...

bende yıllarca bir enstruman calmak istedim, çalmaya çalıştım. ama o kadar beceriksizdim ki hiç beceremedim. ve işte şimdi bir enstruman çalabilmeyi çalmayı sırf bunun için istiyorum. çünkü ben onu buldugun halde kaybettim. çünkü...

Adsız dedi ki...

Dünle gitti düne ait ne varsa cancaðýzým, bugün yeni þeyler söylemek lazým

Uzak dedi ki...

Akıl hastanesinde kalan sarışın, zayıf kız, aşkın ağır bedelini ödemiş.

Aklımıza mukayyet olsun Yaradan. Bu nasıl bir şey ki insanın aklını dahi oynatabiliyor. İçinde nasıl bir kor, nasıl bir öz var ki, insanın ona olan özlemi hiç bitmiyor. Bütün suretlere olan teveccüh de, bu kora yada özlem duyulan öze kapı aralamasından. Bir nevi vasileler yani. Vesile olana teveccüh böyle ise, kimbilir özdekine olan nasıldır. Rabbim surtelerde takılıp kalmadan, öze inebilmeyi nasip etsin. Ve nasiplilerden olmayıda.

Sonbaharda sadece İstanbul değil, hayat sesizleşiyor ve hüzün çöktürüyor insanın içine.

Saygılar.

hiç kimse ve hiç bişey hakkında hiç bişeyler dedi ki...

ben de okuduğumda çok takılmıştım bu bölüme.. öyle içten öyle vuruyor insanı.. lakin asıl kitap bitince bir an dank ediyor kafanda, akıl hastanesindeki kız ne alaka, akıl hastanesi de nerden çıktı, neden yazıyor o sözcükler orda!

beni yeni bir kalemle tanıştıran biricik Kelebeğime teşekkür ve selam ile..