28 Kasım 2007

Acıda Buluşmak........Metin Karabaşoğlu

....
Cenaze ortamlarını sevmem; çünkü hayatta iken kadir kıymet bilmeyenlerin; hayatta iken bir sevgi, iki saygı, üç takdir kelimesini mevtaya çok görenlerin; içten içe onu kendi hayatları ve kendi konumlari için bir rakip olarak görenlerin haline haset ettikleri bu rakibin yitip gidişinin gizli hazzını duya duya sevgi, saygı, takdir kelimelerini birbiri ardınca sıralayışları midemi bulandırır. Doğru söz, doğru kişiye, doğru zamanda. Mevtâ ölüp gittikten sonra, mevtânın geride bıraktıklarına aktarılmış sözlerin ne anlamı olabilir ki? Bu sözler, mevtâ ile hayatta kalan arasında bir kırıklık varsa ortada, onarabilmiş midir bu kırıklığı? Yoksa, bu dünyadan yitip giderken hayat sahnelerinin hızla önünden geçip gittiği hengâmda bile, mevtâ kalbinde kırıklığa yol açan olayların izini bir kez daha, son bir kez daha seyretmenin acısıyla mı terk-i diyar eylemiştir? Ona değil başkalarına söylenen, onun duyması gerekirken duyamadığı, onun duyması gerekirken başkalarının duyduğu sözler, sesler ne anlam taşır?
...
Metnin tamamı için>>

27 Kasım 2007

Yaprak Terapisi-Mustafa Ulusoy


sonyapraklar
Originally uploaded by aşk-ı beka
...
Bir gün çok uzaktan bir arkadaşı geliyor 333 No’lu odaya. Elinde rengarenk yapraklar var. Maria tam üç gün yaprakları seyrediyor.
Maria’nın annesi çiçek yerine yaprak getirilmesine şaşırıyor ve galiba bu bir Türk adeti diye düşünüyor.

Maria yaprakları kokluyor, seyrediyor, dokunuyor, kokluyor, seyrediyor, kokluyor. Yapraklar. Dalından kopmuş ama hayattan kopmamış varlığı temsil ediyor. Ölmenin kötü olmadığını anlıyor yaprak eğretilemesiyle Maria. İlk kez biraz da olsa rahatlıyor. Ölümü temsil eden yapraklar bu kadar güzelse ölüm de yapraklar kadar güzel olamaz mı?

metnin tamamı için>>

26 Kasım 2007


Alemde aşıklar var efendim..
Bize de aşıkların aşkını idrak etmek düşüyor..
Gül aşkı ile yanan aşıkları pek güzel pek latif ifade eden "Aşkın ile Aşıklar" parçası bir sayfada farklı temaşalarıya Ümit Akdemir tarafından biraraya getirilerek sunulmuş..
Zevk-i musikiye davetlisiniz efendim ....

http://www.askinileasiklar.com/

Cevşen'den...



Ey gerçek sevgi ve dostluğu bulamayanların en sadık dostu, en yakın Habibi,
Ey maddi manevi hastalıklarına tabip bulamayanların en şifakar tabibi,
Ey imdadları dinlenmeyen çaresizlerin en yakın mededkarı, cevap veren Mucib, Ey şefkat umup kimsesiz kalanların en yakın şefkat edicisi olan Şefik,
Ey ölmez, ayrılmaz, refik ve dost arayanların en vefalı dostu olan Refik, Ey kendilerini hak ve doğru yola sevk edecek birisini bulamayanların kumandan-ı azamı,
Ey himayesine alıp rahmet edecek birisini bulamayanların en büyük rahmet edicisi olan Rahim,
Sen aczden ve şerikten, kusurdan münezzeh ve mukaddessin. Senden başka ilah yok ki bize imdad etsin. El aman, El aman!..Bizi azap ateşinden ve cehennemden kurtar !....Amin..

fotoğraf için Uzak'a teşekkürler

14 Kasım 2007

S w i n g


S w i n g
Originally uploaded by imapix

05 Kasım 2007

Hayal Meyal


Enlightenment
Originally uploaded by marirs

Akıl hastanesinde kalan o sarışın, zayıf kız akardeonunu çalarken hep aşkını düşünüyormuş meğer.
Çaldığı bütün parçaları onun hayaline adıyormuş.
Gözlerinden anlamıştım zaten. Başka türlüsü mümkün değil.
İnsanın ancak aşkı için şarkı söylerken gözleri bu kadar parlar.
Hele bu kadar solgun bir yüzle şarkı söylerken birden değişiveriyorsa..
Bir enstrüman çalmayı sırf bunun için isterdim.
Biliyor musun sonbahar gelince İstanbul susuyor birden.
Bu şehir sustuğunda en çok martılar hüzünlenir.
Ben bir şarkıyı arıyorum.
Ben bir şarkıyı arıyorum.
Ben bir şarkıyı arıyorum.
Ben seni arıyorum.
Tarık TUFAN