18 Ocak 2009

?


Greenwich - Question Mark
Originally uploaded by lesather
Zaman nedir?...

Zamanı farklı bir tanımlamayla düşünmeden önce siz değerli okurların düşüncelerinizi öğrenmek istiyorum..

Zaman nedir?....

20 yorum:

hiç kimse ve hiç bişey hakkında her bişey dedi ki...

bize sabırdan ve tüm yaraların sarılacağından bahsederken, kendisi hızlıca akandır, sabredemeyen, duramayan/durdurulamayandır zaman..

Elif..den dedi ki...

zaman geride bıraktıgımız gençligimiz,tüm yaraların sarılacagını sandıgımız zaman..çok çabuk geçiyor zaman,avuçlarımızda zamanı hatırlatan beyaz saçlarımız..

Eylül dedi ki...

"Mahluk"tur zaman, görevini yapması için Yüce Yaradan tarafından halk-edilmiş.. Düşmandır zaman, haleti ruhiyemizle -ters orantılı çalışmak için- anlaşma yapmış.. Tarihtir zaman, köklerimizin gittiği yere kadar geçmişimizi yazan,köklerimizin gideceği yere kadar geleceğimizi yazacak.. Kayıt cihazıdır zaman, her bir anını kayıt altına almıştır hepimizin, huzur-u mahşerde bize tanıklık edecek..

Adsız dedi ki...

Zaman;payimiza dusen mutlululuk ve guzellikler oldugunda nasil gectigini anlayamadan saman alevi gibi tutusup geciveren, aksine keder ve uzuntulerse yakaladigimiz yelkovanini sabirsizlikla hadi daha cabuk daha cabuk diyerek ittirip harcamak istedigimiz sermayemiz.
Suphesiz Asr suresinde buyruldugu gibi sadece hayir isleyip,birbirine sabri ve hakki tavsiye ederek harcayabilirsek bu sermayemizi husrandan kurtulabiliriz.
Rabbimiz zamanimizi nasil gecirdigimizi farkedenlerden eyler insallah.

Nagehan

Aşk-ı Beka dedi ki...

hiç kimse ve hiç bişey hakkında her bişey; canım, çok doğru dediklerin..çok çabuk geçiyor, ve beyaz saçlarla hatırlatıyor geçtiğini..

Aşk-ı Beka dedi ki...

Elif..den; zaman deyince hepimizin aklına sahiden de çabukluğu geliyor..
benim aklıma gelen de bu oluyordu hep, taa ki son okuduğum kitaptaki yorumları okuyuncaya kadar

Aşk-ı Beka dedi ki...

Eylül; Zaman da ber mahluk ve memur gerçekten değil mi, onun elinde de bir şey yok :) emredilen şekilde geçip gidiyor işte.

Zamanı biraz açsak mesela,
Zaman ne zaman var ve ne zaman yok??...Kim için zaman var ve kim için yok?...

tarık dedi ki...

benimkisi biraz nükteli olacak belki ama "duyar duymaz bir gazete ismini hatırıma getiren ve ilgili gazete içinde ankarada anadolu lisesinde okurken maneviyatla pek de yıldızı barışık olmayan bir hocamızın sanki çok önemli bir şey keşfetmiş bir edayla "çocuklar bu gazetenin ismini bir de tersten okuyun bakın neyle karşılasacaksınız, o gazeteyi çıkaranların sizleri götürmek istedikleri yolun ne oldugunu göreceksiniz" şeklinde bir ifade serdeylediğip her hatırlayışımda malesef acıyarak gülümsediğim kavram.

Hakikate halde ise kendi adıma Niyaz-i Mısri'nin şu malum beytini hatırama getiren kavram
"Bir ticaret yapmadım, nakd-i ömür oldu heba,
Yola geldim lâkin göçmüş cümle kervan bîhaber..."

tarık dedi ki...

31. Söz Mirac bahsinde zaman kavramı hakkında
"İşte zaman, (çünki) harekâtın bir rengi, bir levni yahut bir şeridi hükmünde olduğundan,..." şeklinde bir izah mevcut.
Bu hususta ehl-i ilim olan arkadaşlardan izahını taleb ederiz.

pınar dedi ki...

Benim bildiğim kadarıyla,

Zaman sadece bu dünyada yaşamını sürdüren mahlukat için konulmuş,oyunun değişkenlerinden biri.Dünya dışına çıktığımızda zaman kavramının çok değişeceği ifade edilir fizikte..."İkizler paradoksu" mesela.

Sadece cismaniyet için halk edilmiş kavramlardan belkide.Ruhi zeminde baktığımızda rüyalar alemi bize zamanın,aslında hiçde sandığımız gibi hükmedilemez birşey olmadığını gösterir.

Melekler için,ölüler için,şehitler için ve cismaniyetten sıyrılıp ruhi melekelerini geliştirebilen bütün erler için yok belkide zaman.

Okuduğunuz kitabi çok merak ettim sevgili aşkı beka:)

hayal-i mavi dedi ki...

Zaman bekleyenler için yavaş, korkanlar için hızlı, yas tutanlar için uzun, sevinenler için kısa ama sevenler için sonsuzdur..

irem dedi ki...

Ne içindeyim zamanın
Ne de büsbütün dışında
Yekpare geniş bir anın
Parçalanmış akışında

Bir garip rüya rengiyle
Uyuşmuş gibi her şekil,
Rüzgarda uçan tüy bile
Benim kadar hafif değil.

Aşk-ı Beka dedi ki...

Tarık Bey ve Pınar Hanım konuyu getirmeye çalıştığım noktaya epeyce bir yaklaşmışlar,

ayrıca Nagehan, İrem ve Hayal-i mavi de çok hoş paylaşımlarda bulunmuşlar, çok çok teşekkürler :)
Hayal-i Mavi, bu sözü sizin isminizle sayfanın yan sütununa eklemek istiyorum :)

Aşk-ı Beka dedi ki...

Bizler dünyaya gelmeden önce bizler için bir "zaman" kavramı var mıydı?..Ve öldüğümüzde "zaman" kavramına ne olacak?...

Zaman ne kadarcık ki?..
Yahut nedir ki?...

tarık dedi ki...

Nurlardan sualinizle alakadar olabilecek hatırıma gelen bazı bahisler

"Evet herşeyin bir hakikatı olduğu gibi, zaman dediğimiz, kâinatta cereyan eden bir nehr-i azîmin hakikatı dahi «Levh-i Mahv-İsbat»taki kitabet-i kudretin sahifesi ve mürekkebi hükmündedir."
30. Söz

"O seyahat ise kabre, haşre, ebede gidecek beşer yolculuğudur. Amele göre, takvâ kuvvetine göre, o uzun yolu mütefâvit derecede kat'ederler. Bir kısım ehl-i takvâ, berk gibi bin senelik yolu, bir günde keser. Bir kısmı da, hayal gibi ellibin senelik bir mesâfeyi bir günde kat'eder. Kur'an-ı Azîmüşşan, şu hakikate iki âyetiyle işaret eder."
4. Söz...

"Çünki o Mi'rac yoluyla, beka âlemine girdi. Beka âleminin birkaç dakikası, şu dünyanın binler senesini tazammun etmiştir."
3. Lem'a


"Bu halet evliya için halet-i yakazada inkişaf eder. Zaman inbisat eder. Mes'ele ruhun dairesine yaklaşır. Ruh zâten zaman ile mukayyed değildir. Ruhu cismaniyetine galib olan evliyanın işleri, fiilleri sür'at-ı ruh mizanıyla cereyan eder."

Mesnevi-i Nuriye

Eylül dedi ki...

Elest Meclisinde ruhlarımızla söz verdiğimizde de yaratılmıştık..! [Bir bakıma hepimiz aynı yaşta sayılırız o halde:)] Taa o ZAMANdan bugüne kadar geçen süreyi, yalnızca yaşadığımız fakat farkında olduğumuz süreyle sınırlayıp, sadece bize bildirilen dünya zaman birimiyle ölçebiliyorsak; Zaman; "farkında olarak yaşadığımızı hissettiğimiz anların toplamıdır" da diyebilir miyiz..!!??

Adsız dedi ki...

Her olum onu tadan icin kucuk kiyamet.Hani derler ya ben yaratilmadan once fikrim alinmadi,sorsalardi bana bir, belki hic de ugramak istemezdim bu dunyaya.Bir de aslinda fikrimizin alindigini dusunelim tum yasadiklarimizi onceden seyreyledigimizi,ve sonradan da kabulumdur; gercekten yasamak istiyorum dedigimizi.Eger bu varsayim dogruysa bazen yasadigimiz ben sanki bunu onceden gormustum ya da duymustumla baslayan cumleler anlam kazaniyor.
Belki de uzuuun bir ruyadayiz onceden de gordugumuz?
Hayrola insallah.
Nagehan

Aşk-ı Beka dedi ki...

Eylül ve Nagehan güzel yorumlarınız için çok teşekkürler!

Aşk-ı Beka dedi ki...

Ben, okuduğum kitapta
zamanın "Harekat-ı zerrat" ya da "Tahavvülat-ı zerrat" olarak ifade edilmesinden çok etkilenmiştim.

Yani diyor ki, zaman, zerrelerin hareketidir..
Biz de bir zerreyiz ve atomun küçük küçük elektronları da birer zerre. Böyle düşününce,
maddeye bürünüldüğünde ortaya çıkan bir şey zaman...

Yazar, bizi kainatta sadece bir "zerre" ile ifade ediyordu, ve zamanı da, bu zerreciklerin hareketiyle..

buradan yola çıkarak hissettiklerimi bir üstteki yazıda ifade etmeye çalışacağım.

tüm katkılar için çok teşekkürler !

Zümrüdüanka dedi ki...

Zaman; (şu) andır...