19 Kasım 2009

Üşümek..

Beyazdı saçı sakalı..
Masmaviydi, buğuluydu, yaşla doluydu gözleri..
Üstünde kirlenmiş lacivert bir manto, başında kahverengi bir bere, ellerinde kağıtlar vardı..
Anlattı, ağladı..
Dua etti..
Ölmek istedi..
Ölmek için dua edilir miydi?..
O etti..
“Tek dileğim ölmek” dedi..
Yoksuldu, kimsesizdi..
Dışarıda hava soğuk mu soğuktu..
Gidecek yeri yoktu ki, ısınsın elleri..
Huzurevine başvurmuştu..
İki ay sonra belki yer açılır, alırız seni demmişlerdi..
Huzurevine bile girmek kolay değildi..

Bir de kansersin demişlerdi..
Ağzından gelen kanın sebebi bu demişlerdi..
Altmış yıldır gitmediği hastane kapısından,
Bunu işitmişti..
Ameliyat edemeyiz seni, masada kalırsın deyince,
Olsun, atayım imzamı, masada kalmaya razıyım,
Bu yarayla, kimsesiz, sokaklarda, soğukta kalmaktansa,
Razıyım, kalayım masada demişti..Ama ikna edememişti..

Kimsesiz, yoksul ve yaralı akciğeri birkaç ay daha nefes alsın diye uğraşmış didinmiş ve ilaç vermişlerdi..
Kimsesiz diye ilacın dozunu yükseltmemişlerdi..
Kimsesiz, gece vakti bir şey olur, kaldığı istasyonda üşüyerek kaldıramaz bu ilacı demişlerdi..

Ve ağlamıştı gözyaşları aksakalına karışarak..
Ölmek, demişti..
Vermedi Rabbim, bekliyorum..
Ölmek istiyorum demişti..

Soğuktu hava…Üşümüştük biz de..
Şikayet etmiştik...
Sahi, bizimki üşümek miydi?..
Hiç istemiş miydik ölmeyi?..
Hiç,
üşümüş müydü kalbimiz böylesi..?....

1 yorum:

birtutamkekik dedi ki...

merhabalar.
çok hoş ve farklı bir sayfanız var.
hayran kaldımm ki..
takipteyim.
bende beklerim,bir fincan kahve eşliğinde hoş sohbete..
sevgiler...