18 Aralık 2006

Serçe Kuşu


Palm Warbler
Originally uploaded by J Gilbert.
Kuşlar, kırda da kentte de varlar. Özgürce uçuşurlar..
Kimisi böyle tombulca, kimisi biraz daha ince olsa da, kuşlar aç kalmazlar.
Kuşlar, tevekkeltü alallah diyerek bir güne başlarlar, ve Rableri onların yiyeceklerini buldurur. Bir sonraki günü dert etmezler, çünkü Rablerine güvenmişlerdir.
İşte insan da, bir serçe kuşu kadar teslim olsa, hiç Rabb-i Rahim rızık vermez mi ona?..İnsan, rızkın nereden geldiğini düşünür?..
Kendi emeğinden mi?..Elbet emeksiz yemek olmaz ama, Veren, isteyince vermeyebilir. Serçe kuşu, rızkın Allah'tan geldiğini düşünür.

Gönlü zengin bir insandan işitmiştim; az bir gelirle çok nüfuslu bir aileyi idare ediyordu, diyordu ki, "Bugün karnımız doydu elhamdulillah, yarına neden tasalanalım, Allah Kerim.."..Bunu işiten, varlıklı biri bu gönlü zengin kimse kadar "teslim"olmadığını ve tüm malına mülküne rağmen "yarın"dan kaygı duyduğunu fark etti..

İşte serçe kuşu, zıpladı, zıpladı, kondu bir dala..
Öterken bunları deyiverdi, uçtu, gitti...


fotoğraf: J Gilbert

10 yorum:

avmuslu dedi ki...

Efendimiz s.a.v ne güzel buyurmuş;

"İslâm hidayeti nasip edilen ve yeterli miktarda maişeti olup, buna kanaat edene ne mutlu!"

cenkunal dedi ki...

Eskiden büyük insanlazahid kişiler,işyerini açar,o günkü rızkını temin ettikten sonra işi paydos eder,ibadet ve okumalarına tefekkürlerine devam edermiş.
Fazlasını yatağında yatamayıp dağıtınca rahatlayanlar da var.
İşte her şeyin çaresi.
Gerçek özgürlük bu!
Allah'dan başkasına bağlanmamak!
Ne büyük güç.

gönül pınaraı dedi ki...

Bir kuş, insana neler söylüyor değil mi?. Bunu anlamak için kuş dili bilmeye de gerek yok. Akıl gözü ile bakmak, kalp kulağı ile dinlemek ve ibretle idrak etmek yeterlidir.
O kuş diyor ki, " beni buraya gönderen, elbette rızkımı da yaratmıştır. O merhametlilerin en merhametlisidir. Bana uçmak için kanat veren, beslenmek için bir gaga ve mide veren Hâlık'ım, midemin ihtiyacı olan rızkımı da vermiştir. Benim vazifem şekva değil şükürdür" diyerek, zikreder.
Ama insan ise, bir kuştan farklı olarak akıl ve fikir gibi cihazlarla donatılmış ve devamlı inkişaf etmeye müsait bir istidat verilmiştir. Rızkını da Allah yaratmış ama, imtihan sırrı olarak değişik yerlere gizlemiştir. İnsan istidatlarını kullanarak onu bulmakla mükelleftir. Hiç aramadan oturduğu yerde rızık beklerse, elbette aç kalır.
Hayvanaların ve bitkilerin rızkı onaların ayağına gelir ama insan kendi ayağı ile rızkına gitmek zorundadır.
Bir kuş insana bunları anlatıyor. Anlamak istemeyeneler ve gerçekler kulak tıkayanlar olursa, insanlıklarını sorgulasalar iyi olur. Hani bazı insalara "kuş beyinli" diye güya hakaret ederler. Ama kuşların beyni onlara yetiyor. O ufacık beyinle Rablerini tanıyorlar ve zikir ve ibadetlerini eksik etmiyorlar.
Acaba bir kuşa nazaran kocaman bir kafaya sahip olduğu halde Rabbini bilip Rezzakını tanımayan insanlara ne demek lazım?
BEYİNSİZ diyel mi ?
Ne dersiniz?

suveyda dedi ki...

aşk-i beka esn son 18 aralık, 2:44 sularında burada görülmüştür.ondan sonra haber alınamıyor.
bugün 25 aralık, zaman doluyor haberin ola, çabuk dön yoksa blog süre dolunca kendi kendini yok edip havaya uçacak.)

aşk-i beka gelirsen üç defa yere vur, ben duyarım:)

Aşk-ı Beka dedi ki...

Değerli yorumlarınız için çok teşekkürler..
kanaat, en büyük servettir bu güzel hadisi hatırlattığınız için teşekkürler avmuslu.
Hakikaten de gerçek özgürlük Allah'tan başkasına bağlanmamak cenkunal, ne mutlu o özgürlüğü seçenlere..

gönülpınarı katılıyorum düşüncelerinize..

sevgili suveyda :)geldim :)teşekkür ederim :)

Adsız dedi ki...

Serçeler...

Benim doğduğum, sonsuz karlar ülkesinde serçeleri seyretmek kainatın tevekkül bestesini dinlemek gibidir...

9 ay süren kışın sertliği ve soğukluğu hiç bir serçeye bozduramaz sadakat yeminini...

dolucan dedi ki...

fakir ve aç bir ailenin evladıydım bir zamanlar evet bir zamanlar diyorum neden mi çünkü ozman çok huzurluydum şimdi ise işten işe koşan deliler gibi etrafta dönen biri oldum zenginmiyim hayır değilim tabiki ama zengin liği tattım kıymetini bilmeden alimden alındı çünkü kıymet bilemedim keşke bilseydim diyorum ama iş işten geçeli yıllar oldu allah çok paralar verdi ben hep geleceğini düşünerek hiç yatırım yapmadan hep yiyip gezdim elimdekiler gidince ortalarda kalakaldım nedenmi zamanında gelen para şimdi düşer dara
ben bunları yaşadım inşallah hayırola

MUHSİN dedi ki...

Merhaba ben ıspartadan Muhsin hakikaten bir serçe kuşu gerceği görüyor ise allahın akıl nimetini bağşettiği insanlar nasıl göremezler .Size bir hikaye anlatayım 23 aralık 2007 tarihinde saat sabah 10 11 sularında dışarıya çıkmıştım (su an 14 yaşındayım) Ve elime sapanı alıp kuş vurmaya gittim ve bir ağaca rastgeldim o ağaçta serçe kuşu vardı ve benim gözüme bakıyordu.Belki biliyordu vurulacağını ve ben acımasızca Köşeye sindim ve kuşu vurdum ve kuş öldü o günden bu yana içimde öyle azap var ki vicdan azabı kurtulamıyorum.Kimse vurmasın çünkü onlar savunmasız küçük canlılardır eğer o kadarlık kuşun 10 gramlık etine muhtaçsanız buyrun sizi vicdanınızla baş başa bırakıyorum SAYGILAR

Aşk-ı Beka dedi ki...

sevgili kardeşim, bu gerçeği anlaman-hissetmen ve bizimle paylaşman çok güzel olmuş,
teşekkür ederim,
hayatın en başında kalbin ve ömrün hep güzelliklerle dolsun, ve öylece devam etsin dilerim. sevgi ve selamlarımla

levantbatuta dedi ki...

Serçe Kuşu ile ilgili bir şiir yazma derdim vardı. Böyle bir arayışın sonucu olarak bu sayfaya geldim. Birde ne göreyim yorum yazan MUHSİN'de kendimi gördüm. O vurduğu kuşu hangi yaşta vurdu bilmiyorum. Ben vururken 9 yaşındaydım. Bir tane kuş vurdum. O kuş şimid bende dirilmeye çalışıyor. Ben o kuşu kendimde diriltmeye çalışıyorum.

Sevgili Muhsin eğer bu yorumu okursan bilki senin yazdığın cümlelerden sonra mutlaka şiirimi yazacağım.

İsmim Mehmet AKDAĞ