07 Temmuz 2007

Tenkitler ülkesi..


Surreal shadows
Originally uploaded by Daniel Schwabe
"Tenkitçilerin yanında dura dura korkarım ki siz de münekkid olursunuz"
Zübeyir Gündüzalp

Tenkitler, şikayetler günlük hayatın ne kadar büyük bir yerini kaplıyor..Zübeyir Gündüzalp'in bu manidar sözü tenkitin fark edilmeden bulaşıcı bir hastalık gibi yayıldığını hatırlattı. . .
Tenkite çok rastlıyoruz, ancak tenkit etmeyenle nadiren karşılaşıyoruz.
Hayatı dolu dolu geçirme sevdasında olup, yaptığı işlerin söylediği sözlerden çok daha fazla olduğunu bildiğim insanlarda bu tenkitlere rastladığımı çok hatırlamıyorum.
Hayatlarının merkezinde öyle farklı şeyler var olmalı ki, bir şeyleri tenkit etmekten çok yapıcı olarak, elinin yettiğince bir şeylere sarılıyorlar..
Çünkü hayat kısa, çünkü yapılacak-yapılması gereken çok şey var.
Durduğu yerde durup, önüne gelen yemeği, yoluna dökülen çakılı, havanın kirliliğini, insanların anlayışsızlığını, kaynakların yetersizliğini, yapılan işlerin kalitesizliğini, insanların bilgisizliğini vs. vs.yi eleştirip duran bir insan olmaktansa,
Vakit varken, hayat güneşimiz henüz batmamışken, durup önce kendimize bakmalı, sonra varsa bir yolumuz, hayalimiz, onun izinden gitmek için bir şeyler yapmalı.

Ben de bu yazı vesilesiyle tenkitçiliği tenkit ediyorum belki. Ama bu ihtar önce kendime..
Yolda ayaklarıma batan taşlardan hayıflanacağıma,
bir kaç taş kaldırmak gibi kolay ve güzel bir işle meşgul olsam ne kadar güzel olacak..

Çokça tenkit eden insanlardan da, Hz. Zekeriya'nın susma orucu tutarak insanlardan uzaklaşması gibi kaçınmalı ki, bu hastalık bulaşmasın..

Tenkitler ülkesinde, az tenkitli, bol gayretli günler dilerim efendim..

4 yorum:

takıntılıbücür dedi ki...

Evet, farketmeden ne kadar çok tenkit ediyoruz. Gün içerisinde yaptığımız her tenkiti not düşsek, epey büyük bir rakam çıkar sanırım. Ama bu yazı bana iyi geldi, bundan sonra eleştiri cümlesi kurmadan önce daha çok düşüneceğim, sağol.

suveyda dedi ki...

aşk-i bekacım geçenlerde bir hadise rasladım.
kınadığınız şey başınıza gelmediği sürece ölmezsiniz"
kınamakta bir tür kötü eleştiri olsa gerek.
eleştirmekten daha fazla korkar oldum.daha da fazla korkmak isterdim.

almina dedi ki...

Tenkit edenlerin tenkit ettikleri şeylerle yüzlemek zorunda kaldıKlarını çok görürüz.Ama onlar bunu fark edıyor mu bilmem.
Ne zaman düşüncesizce birini eleştirsem bir süre sonra benzer bir şeyin başıma geldiğini fark ettim...
Neden bildiğimiz halde aynı hatayı tekrar ederiz ki?Nefisle mücadele gerçekten zorrr...

Aşk-ı Beka dedi ki...

Değerli yorumlarınız için çok teşekkür ederim. Suveydacım gerçekten insan neyi kınasa başına geliyor..Rabbim gafletle eleştirdiğimiz farkında olmadan kınadığımız davranışlar için bizi affetsin ve bizi bunlarla imtihan etmesin inşallah..
aslında gıybetin de önemli bir kısmını eleştiriler oluşturuyor öyle değil mi. Zaten gıybette ölçü, hakkında konuşulan kişinin bu konuşmadan hoşnut olup-olmaması olduğu için, eleştiriler de çoğunlukla kimsenin hoşuna gitmediği için, eleştirilerin büyük kısmı gıybete giriyor olsa gerek.
Yapıcı eleştiriler de vardır elbet ve iyi niyetle yapılanlar da vardır ama o kadar az ki..Ve bu devirde eleştiri kaldırabilen insan sayısı da o kadar az ki..

Selam ve dua ile..